ANADOLUNUN SESİ

Yazmak, hangi alemlerde gezdirir bizi!

‘Hikaye’ Kategorisi için Arşiv

Mevlana Hoşgörüsüyle Yetişen Gençlik

Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

Mevlana tüm insanlığı kucaklayan düşünceleri, evrensel değerleri ve öğretileri ile yaşadığı çağı aşarak günümüze ulaşmış bir gönül insanıdır. Engin hoşgörü ve sevgisiyle dünyada hayranlık uyandıran Mevlana yüzyıllar önce bu değerleri dile getirmiş ve tüm insanlığa çağrıda bulunmuştur. O insanı her şeyin üstünde tutarak ona büyük değer vermiş “kim olursan ol, gel” çağrısıyla hiçbir ayrım gözetmemiştir.
Yaşadığımız bu dönemde gün geçmiyor ki yeni gerilimlere5çatışmalara ve kavgalara tanık olmayalım. Şiddetten arınmış bir gündelik hayatı, Mevlana’nın dediği gibi “Cömertlikte akarsu” ve “Merhamette güneş” gibi ol anlayışını arar olduk.
Özellikle bir toplumun geleceği olan gençlerin ve çocukların televizyonlardaki şiddet içerikli görüntülerden ve savaş-terör konulu sanal oyunlardan nasıl etkilendiklerine hepimiz şahidiz. Önce aileler ve çocuklar üzerinde görülen şiddet günden güne küresel şiddete dönüşüyor, adeta kanser hücresi gibi tüm dünyayı ve yaşamın her alanını sarmaya başladı.
Peki tüm bunların sebebi ne? Yüzyıllar öncesinde yaşamış ve o dönemde tüm dünyayı kucaklayan değerleri, insan sevgisi ve engin hoşgörüsü ile günümüze ışık tutmuş Mevlana’yı yeterince anlayamamak veya anlatamamak mı?
Hoşgörüyle…

Fazıl GÖRGÜLÜ
Rehber Öğretmen Psikolojik Danışman

Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;

LEYLA’NIN GÜZELLİĞİ

Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

Ahmaklar bilgisizliklerinden Mecnun’un başına üşüşerek:
“Mecnun, dediler. Nedir bir Leyla’dır tutturmuş gidiyorsun, Leyla öyle ahım şahım bir güzel değil ki, bu şehirde ondan kat kat daha güzel yüzlerce binlerce kız var.”
Mecnun kendisine bunu söyleyenlerin haline güldü:
“Suret testidir, güzellik ise şaraptır. Allah (c.c.) bana Leyla’nın suretinde aşk şarabı içiriyor onun için sizin onu görmeniz, benim görmemden çok farklı.” dedi.

(MESNEVİ’DEN)

Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;

GÜNDÜZ KANDİLLE DOLAŞAN ADAM

Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

Gönül gözü açık biri gündüzleri eline bir kandil alıp öyle dolaşırdı.
Bunu gören biri:
“Be adam kendine gel, deli mi oldun, böyle gündüz ortası kandille dolaşılır mı? dedi.
Kandille dolaşan zat gülerek şöyle dedi:
“Elimdeki bu kandile adam arıyorum; bakalım o gönlü uyanık olan kimdir nerededir, onu arıyorum öfke ve hırs zamanında öfkesini yenen, şehvetine mağlup olmayan bir adam arıyorum.” dedi.
Bunu duyan karşısındaki:
“Nadir bulunur bir şey arıyorsun, var aramana devam et.” dedi.

(MESNEVİ’DEN)

Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;

TUZAĞA DÜŞEN KUŞUN ÜÇ ÖGÜDÜ

Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

Adamın birisi hile ile tuzağına bir kuş düşürdü. Kuş ona dedi ki:
Ey ulu kişi! Sen şimdiye kadar birçok deve kurban ettin, birçok öküz, koyun yedin! Dünyada onlarla doymadın da, benimle mi doyacaksın? Benim bir lokmacık etim, ne karın doyurur, ne de bir derde deva olur. Eğer beni bırakırsan sana üç mühim öğüt veririm.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | 1 Yorum »

DELİ İLE CALİNUS

Yazan: anadolununsesi 15 Aralık , 2006

“Calinus bir gün talebelerine:
”Bana falan ilacı getirin içeceğim.” dedi.
Öğrencileri itirazda bulundular:
”Efendim, dediler. O ilaç deliler içindir. Halbuki siz bir dahisiniz.”
Calinus:
”Bugün bir deli önce yüzüme baktı, sonra bana göz kırptı. Daha sonrada üstümü başımı yırttı. O deli eğer bende kendine benzer bir yön bulmasaydı bana bunu yapmazdı.
Hiç kimse kendi cinsinden olmayana musallat olmaz, iki kişi birbirine sataştı mı aralarında mutlaka bir ortaklık aramak lazımdır” dedi.

Burak DİLİK
9/C

Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;