Sözlük anlamıyla; sıcaklık derecesi düşük olan üşüme hissi veren mecaz anlamlarıyla da hoşa gitmeyen, sevimsiz, antipatik: Soğuk bir adam, soğuk almak, soğuk duş, soğuk kanlı, soğuk nevale gibi kullanışları bulunan bu kelime, etkinlik ve kapsama alanı bakımından sanıldığından daha geniştir.
‘Deneme’ Kategorisi için Arşiv
SÖZLÜKTE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR Kİ
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
Yazı kategorisi: Deneme, Kar-Kış | » yorum bırak;
Dizeler Üzerinden Kar’da Üşüyenlere Dair On Bir + Bir Tema Denemesi
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
Kar’ı küreleyerek bir kar yazısı nasıl kazılır diye başlıyorum Pörçük Meşkler’i ve kar şiirlerini karıştırmaya… Kar mevsiminde kar ve kader ile metinlere yapılan içsel yolculuğun ortak teması nedir?
Başlasın yolculuk, ayna bir defa düşmüştür elimden… yürüyorum. Şairlerin ve karın sesi beni çağırıyor çünkü.
Yazı kategorisi: Deneme, Kar-Kış, Proje | » yorum bırak;
GÜZEL SANATLARDAN BİRİ: MÜZİK
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
GÜZEL SANATLARDAN BİRİ: MÜZİK
Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günlerde annelerimizin ninnileriyle, müzikle tanışmış oluruz. Daha sonra duyduğumuz şarkıları, sözlerinin anlamını kavramadan tekrarlar, melodisi yakalamaya çalışırız. Bir tencere ya da masaya vurarak ilk kez kendi kendimize müzik yapmanın tadına varırız. İlköğretim çağında mandolin ya da flüt gibi gerçek bir müzik aleti çalmaya başlamak bir mutluluktur. Müzikle tanışıklığımız arttıkça, müziğin coşku, sevinç, korku ve keder gibi duyguların anlatımındaki gücünü keşfederiz. Flüt, piyano ve keman gibi müzik aletlerini çalabilmenin yeteneğin yanı sıra sıkı ve düzenli bir çalışma gerektiğini de öğreniriz.
BİLİNCİN OLUŞUMU VE ETKİNLİK
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
İnsan bilincinin nasıl belirlendiğine ilişkin herhangi bir yaklaşım çerçevesinde etkinlik kategorisinin yeri ve önemi üzerinde durmak gerekmektedir.
Yazı kategorisi: Deneme, Kişisel Gelişim | » yorum bırak;
UMUDUN YILDIZLARI
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
“Havalar soğudu, yaz geçti, demek ki kış geldi “ diye başlardı kar mektupları. Yıldızları yok eden, rüzgarı ağlatan, baharı nezle eden uzun bir kışın daha geldiğini haykıran kar mektupları. Mevsimlerin kartalı, adı kara; ama kendisi beyaz olan kış keldi. Hayalleri kandıran, ,insanı uçurumdan atan kış.
Yazı kategorisi: Deneme, Kar-Kış | » yorum bırak;
İNCİ TANESİ
Yazan: anadolununsesi 25 Ocak , 2007
Kar; kışın, gökyüzünden süzüle süzüle düşen beyaz inci tanelerine verilen isimdir. Kar yağışı ise o beyaz inci tanelerinin yeryüzüne düşmesine denmektedir. Oysaki kar yağışı bize ve bizim gibi aynı yörede yaşayan insanlara uzak bir kelimedir. 2-3 yılda bir yağar ve doğaya solgunluk katar. Ama, kar yağışı insanların fazla alışık olmadığı bir yağış türü olduğu için arada bir yağması bile bütün insanları sevindirmektedir.
Yazı kategorisi: Deneme, Kar-Kış | » yorum bırak;
MEVLANA’YI ANMAK VE ANLAMAK
Yazan: anadolununsesi 20 Aralık , 2006
Cömertlik, şefkat, merhamet, tevâzu, hoşgörü…İnsanlığın her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu kelimeler. Günümüzde bu kelimeler çerçevesinde bir nebze ışık olma amacıyla Mevlana’yı analım istedik. Gerçi O’nu anlatmaya çalışmak, bir okyanusun içine bir kovayı daldırıp uzaklara taşıdıktan sonra “Alın, Okyanus budur!” demeye benzer.
Tarih bize toplumların kendi geleceklerine ancak kendi kültürleriyle yön verebildiklerini göstermektedir. Yalnızca sağlıklı bir şekilde gelişip serpilen kültürler ayakta durabilmekte, zamanın aşındırmasına karşı koyarak varlıklarını sürdürebilmektedir. Kültürün gelişip yücelmesi ise öncelikle kendi kültürünü tanıyıp sahiplenerek, sonra da özümseyerek mümkün olabilmektedir.
Yazı kategorisi: Bilgi, Deneme, Mevlâna, TAL | » yorum bırak;
MEVLÂNA, ŞİİR VE ÇİĞ TANESİ
Yazan: anadolununsesi 20 Aralık , 2006
“Bizim varlığımız da yokluktur.”*

Sanat alanında insan emeği ile yapılan her etkinlik bir şekilde geçmişten geleceğe uzanır.
Her kuşak kendi döneminin zevk, anlayış, düşünce, duyarlılık ve bilgi birikimiyle varlığını geleceğe taşır, taşımaya çalışır. Şiir de bu çerçevenin içindedir. Her milletin oluşturup devam ettirdiği şiir gelenekleri vardır ve bu gelenekler kendilerine has malzemeyle; zihniyet, ilham, yoğunlaşma, sezgi, ses, söyleyiş, yapı gibi ögelerle geleceğe taşınma sürecini devam ettirir. Çünkü, varlıkta aslolan iyilik ve güzelliğe ulaşmaktır. Sanatın, sınırlandırırsak şiirin de amacı budur.
Geleneğin, daha doğrusu şiir geleneklerinin en önemli aracı dildir. Dil hiçbir şeyi unutmaz.
Şiir de dili unutmaz. Çünkü şiir, düş gördürür her daim dile…
SES NEY’DEN GEÇER Mİ?
Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006
Ses, etrafımızda maddî veya manevî çevremizde soyut veya somut yansımalarıyla o denli dalgalanmakta ki; adeta bir sebili andırmakta. Bu kadar ucuz ve bu kadar bol olmasına rağmen mihenklere vurulamayan değeri nereden geliyor?. Acaba insan sese göre yaratılmış olabilir mi?
Anlatması zor. Anlatması zor da olsa çevremizde onun gücünü her daim hissediyoruz, yaşıyoruz: Yılanı deliğinden çıkaran, tatlı bir sesin nameleriyken; bir insanı yoldan çıkaran da her açıdan çıldırtıcı bir sesin kalbi paramparça etmesidir. Bundan dolayı kapı aralığından da olsa sesin sırrının karşı tarafa aktarılması istenmemiştir.

Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme, Mevlâna | » yorum bırak;
MEVLÂNA’YA YOLCULUK
Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006
Bir muhabbet türküsü söyleyelim geleceğe dair mazinin kaybolan sayfalarından. Sevginin ırmak olup çağladığı, yürekleri yeşerttiği bir türkü olsun ruh-ı ilahiden gelen..
Kamışın suya kanması gibi yüreğimiz, sevgi ırmağından susuzluğunu gidersin nağme nağme. Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar da içmemenin imkanı yok, diyenlerin sedasıyla yudumlasın doya doya…
Gönül, sevdalara yelken açsın. Başka başka diyarlarda, nice limanlarda duraklasın. Her limanda sevgi yolcularına ulaşsın. Gönülden gönüle yol bularak çoğalsın… Şems-i Tebrizi gibi gönüller açılsın, kudsî nurlar aydınlatsın gönül bahçelerimizi.Yakup’un Yusuf’a kavuşma kokusunu gömleğinden hissedip koklaması gibi dostluğun kokusu yayılsın âleme. Yazının devamını oku »