ANADOLUNUN SESİ

Yazmak, hangi alemlerde gezdirir bizi!

Aralık, 2006 için Arşiv

MEVLANA’YI ANMAK VE ANLAMAK

Yazan: anadolununsesi 20 Aralık , 2006

Cömertlik, şefkat, merhamet, tevâzu, hoşgörü…İnsanlığın her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu kelimeler. Günümüzde bu kelimeler çerçevesinde bir nebze ışık olma amacıyla Mevlana’yı analım istedik. Gerçi O’nu anlatmaya çalışmak, bir okyanusun içine bir kovayı daldırıp uzaklara taşıdıktan sonra “Alın, Okyanus budur!” demeye benzer.
Tarih bize toplumların kendi geleceklerine ancak kendi kültürleriyle yön verebildiklerini göstermektedir. Yalnızca sağlıklı bir şekilde gelişip serpilen kültürler ayakta durabilmekte, zamanın aşındırmasına karşı koyarak varlıklarını sürdürebilmektedir. Kültürün gelişip yücelmesi ise öncelikle kendi kültürünü tanıyıp sahiplenerek, sonra da özümseyerek mümkün olabilmektedir.

  • null

    Yazının devamını oku »

  • Yazı kategorisi: Bilgi, Deneme, Mevlâna, TAL | » yorum bırak;

    SANAL ÂLEMDE BİZ

    Yazan: anadolununsesi 20 Aralık , 2006

    Resmi İnternet Adresimiz : http://www.tal.k12.tr
    Forum Sayfamız : http://www.talforum.com
    Mezunlar sayfamız : http://www.talmezun.com
    Albüm Sayfamız : http://turgutluanadolulisesi.spaces.live.com
    Şairler ve Yazarlar Kulübümüz : http://talsayak.blogspot.com
    Okul Gazetemiz : http://www.talanadolununsesi.wordpress.com

    Yazı kategorisi: Bilgi, TAL | » yorum bırak;

    MEVLÂNA, ŞİİR VE ÇİĞ TANESİ

    Yazan: anadolununsesi 20 Aralık , 2006

    “Bizim varlığımız da yokluktur.”*

    null

    Sanat alanında insan emeği ile yapılan her etkinlik bir şekilde geçmişten geleceğe uzanır.
    Her kuşak kendi döneminin zevk, anlayış, düşünce, duyarlılık ve bilgi birikimiyle varlığını geleceğe taşır, taşımaya çalışır. Şiir de bu çerçevenin içindedir. Her milletin oluşturup devam ettirdiği şiir gelenekleri vardır ve bu gelenekler kendilerine has malzemeyle; zihniyet, ilham, yoğunlaşma, sezgi, ses, söyleyiş, yapı gibi ögelerle geleceğe taşınma sürecini devam ettirir. Çünkü, varlıkta aslolan iyilik ve güzelliğe ulaşmaktır. Sanatın, sınırlandırırsak şiirin de amacı budur.
    Geleneğin, daha doğrusu şiir geleneklerinin en önemli aracı dildir. Dil hiçbir şeyi unutmaz.
    Şiir de dili unutmaz. Çünkü şiir, düş gördürür her daim dile…

    Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Deneme, Mevlâna | 5 Yorum »

    SES NEY’DEN GEÇER Mİ?

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Ses, etrafımızda maddî veya manevî çevremizde soyut veya somut yansımalarıyla o denli dalgalanmakta ki; adeta bir sebili andırmakta. Bu kadar ucuz ve bu kadar bol olmasına rağmen mihenklere vurulamayan değeri nereden geliyor?. Acaba insan sese göre yaratılmış olabilir mi?
    Anlatması zor. Anlatması zor da olsa çevremizde onun gücünü her daim hissediyoruz, yaşıyoruz: Yılanı deliğinden çıkaran, tatlı bir sesin nameleriyken; bir insanı yoldan çıkaran da her açıdan çıldırtıcı bir sesin kalbi paramparça etmesidir. Bundan dolayı kapı aralığından da olsa sesin sırrının karşı tarafa aktarılması istenmemiştir.
    null
    Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Deneme, Mevlâna | » yorum bırak;

    MEVLÂNA’DAN BİR ŞİİR: BERİ GEL

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Beri gel, daha beri, daha beri.
    Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
    Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
    Sen bensin işte, ben senim işte.
    Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Mevlâna, Şiir | » yorum bırak;

    MEVLÂNA’YA YOLCULUK

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Bir muhabbet türküsü söyleyelim geleceğe dair mazinin kaybolan sayfalarından. Sevginin ırmak olup çağladığı, yürekleri yeşerttiği bir türkü olsun ruh-ı ilahiden gelen..
    Kamışın suya kanması gibi yüreğimiz, sevgi ırmağından susuzluğunu gidersin nağme nağme. Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar da içmemenin imkanı yok, diyenlerin sedasıyla yudumlasın doya doya…
    Gönül, sevdalara yelken açsın. Başka başka diyarlarda, nice limanlarda duraklasın. Her limanda sevgi yolcularına ulaşsın. Gönülden gönüle yol bularak çoğalsın… Şems-i Tebrizi gibi gönüller açılsın, kudsî nurlar aydınlatsın gönül bahçelerimizi.Yakup’un Yusuf’a kavuşma kokusunu gömleğinden hissedip koklaması gibi dostluğun kokusu yayılsın âleme. Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Deneme, Mevlâna | 1 Yorum »

    Mevlana Hazretlerine Hürmet İçin

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    TESTİ İLE BARDAK

    Bostancı, incir ağacının altına bir testi ile bir bardak bırakmış; kargalar, saksağanlar yemesin diye kontrola çıkmış.
    Bardak testiden su istemiş. Testi de olmaz demiş. Nedenini sorunca bardak karşılığı şu olmuş: Ben şimdi sana su veririm, sen de onu kendinden sanırsın.
    Bardak yeminler ederek öyle bir iddiada bulunmayacağını söylese de suyu alamamış. Bu tartışmanın üzerine bostancı gelip bardağı doldurduğu gibi bir dikişte içmiş ve tekrar doldurup testinin ağzını bardak ile kapatmış.Sıcak kumların üzerine uzanıp uykuya dalmış.
    Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Hatıra, Mevlâna, İthaf | » yorum bırak;

    DUY ŞİKAYET ETMEDE HER AN BU NEY

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Duy şikayet etmede her an bu ney,
    Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.

    Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
    Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

    Ayrılıktan parçalanmış bir yürek
    İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

    Yazının devamını oku »

    Yazı kategorisi: Mevlâna, Şiir | » yorum bırak;

    Mevlana Hoşgörüsüyle Yetişen Gençlik

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Mevlana tüm insanlığı kucaklayan düşünceleri, evrensel değerleri ve öğretileri ile yaşadığı çağı aşarak günümüze ulaşmış bir gönül insanıdır. Engin hoşgörü ve sevgisiyle dünyada hayranlık uyandıran Mevlana yüzyıllar önce bu değerleri dile getirmiş ve tüm insanlığa çağrıda bulunmuştur. O insanı her şeyin üstünde tutarak ona büyük değer vermiş “kim olursan ol, gel” çağrısıyla hiçbir ayrım gözetmemiştir.
    Yaşadığımız bu dönemde gün geçmiyor ki yeni gerilimlere5çatışmalara ve kavgalara tanık olmayalım. Şiddetten arınmış bir gündelik hayatı, Mevlana’nın dediği gibi “Cömertlikte akarsu” ve “Merhamette güneş” gibi ol anlayışını arar olduk.
    Özellikle bir toplumun geleceği olan gençlerin ve çocukların televizyonlardaki şiddet içerikli görüntülerden ve savaş-terör konulu sanal oyunlardan nasıl etkilendiklerine hepimiz şahidiz. Önce aileler ve çocuklar üzerinde görülen şiddet günden güne küresel şiddete dönüşüyor, adeta kanser hücresi gibi tüm dünyayı ve yaşamın her alanını sarmaya başladı.
    Peki tüm bunların sebebi ne? Yüzyıllar öncesinde yaşamış ve o dönemde tüm dünyayı kucaklayan değerleri, insan sevgisi ve engin hoşgörüsü ile günümüze ışık tutmuş Mevlana’yı yeterince anlayamamak veya anlatamamak mı?
    Hoşgörüyle…

    Fazıl GÖRGÜLÜ
    Rehber Öğretmen Psikolojik Danışman

    Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;

    LEYLA’NIN GÜZELLİĞİ

    Yazan: anadolununsesi 17 Aralık , 2006

    Ahmaklar bilgisizliklerinden Mecnun’un başına üşüşerek:
    “Mecnun, dediler. Nedir bir Leyla’dır tutturmuş gidiyorsun, Leyla öyle ahım şahım bir güzel değil ki, bu şehirde ondan kat kat daha güzel yüzlerce binlerce kız var.”
    Mecnun kendisine bunu söyleyenlerin haline güldü:
    “Suret testidir, güzellik ise şaraptır. Allah (c.c.) bana Leyla’nın suretinde aşk şarabı içiriyor onun için sizin onu görmeniz, benim görmemden çok farklı.” dedi.

    (MESNEVİ’DEN)

    Yazı kategorisi: Hikaye, Mevlâna | » yorum bırak;